Geçtiğimiz günlerde Çorlu Tren Faciası’nın yıl dönümüydü. Tam 8 yıl önce, 7’si çocuk 25 insanımızın hayatını kaybettiği, 300’den fazla insanımızın yaralandığı bu facia aslında rakamlardan çok daha fazlası. Kaza denilen bu faciada sadece evlatlar değil, anneler, babalar da öksüz kaldı ve mağdurların tek beklentisi olan adaletin yerini bulması ümidi yine ülkemizdeki adaletsizliğin kurbanı oldu.
Nisan 2024’te karara bağlanan mahkeme sonucunda, suçlular -ya da sadece bazı seçilenler- bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan yargılandıkları mahkemede ortalama hapis cezalarıyla cezalandırıldılar. Ailelerin ve mağdurların asıl isteği ise davanın, olası kast suçundan değerlendirilmesi ve suçluların en ağır şekilde cezalandırılmasıydı. Yine beklenen olmadı tabi ki ve bilirkişi raporlarıyla desteklenen ihmaller zinciri ülkemizdeki her olayda olduğu gibi yine görmezden gelindi.
Ve tabi yine hiçbir üst düzey yönetici ve bürokrat bu davada yargılanmayı bırakın, sorumlu dahi görünmedi. TCDD Müdürü ve dönemin Ulaştırma Bakanı, istifa etmek şöyle dursun gündeme gelmedi bile.
Bu da Türk siyasetinin ve bürokrasisinin bir laneti olsa gerek!!!
————————————————————————————————————————-
Gelelim 29 Ekim 2025 tarihinde Gebze-Darıca metro hattı inşaatı sebebiyle çöken binaya…
2018’de meydana gelen olayda metro inşaatının yapımı sırasında çöken binada 4 kişilik bir aile yaşamını yitirmişti. Olayın yankıları sürerken ilk açıklanan bilirkişi raporlarıyla çökmeye, metro inşaatının sebep olduğu ortaya konmuştu. Kısa bir süre sonra bilim kurulu tarafından açıklanan 2. rapora göre ise yıkımın metro inşaatından kaynaklanmadığı, binanın temelindeki yıpranmadan olduğu açıklandı. İki rapor arasındaki bu farklılık nedeniyle kötü düşünmeyelim tabi ama yine de raporu hazırlayan kuruma sihirli bir değnek, bir el mi değdi acaba diye düşünmeden de edemiyor insan!!!
İşin ilginç tarafı da yakın zamanda, 8 yıldır bitmeyen metro inşaatının genişletme ihalesinin de yine aynı yüklenici firmaya verilmiş olması!!!
E, yıkılan bina aynı firma tarafından sürdürülen metro inşaatı sırasında yıkılmıştı hatta 4 kişilik bir aileye mezar olmuştu o bina. Ama pardon 2. raporda firmanın suçu olmadığına yer verilmişti değil mi??
Malum firma sahibinin kim olduğunu herkes biliyor tabi ama adını zikretmeyelim. Yakın olduğu çevreler de herkesin malumu. Ve yine birileri aklanıyor, olan suçsuz günahsız bir aileye, yitip giden hayatlara oluyor… İki örnekte de olduğu gibi, liyakatsiz yöneticilere, iktidar tarafından korunan ve kayrılan yandaş firma sahiplerine bu tavizler verildikçe biz bu acıları yaşamaya devam ederiz.
—————————————————————————————————————————
Kadınlarını, çocuklarını, emekçilerini, emeklilerini, gençlerini, hayvanlarını koruyamayan bir yönetim kalıcı olabilir mi?? Cumhuriyetin 2. yüzyılında, açlığı, yoksulluğu, güvenlik endişesiyle yaşamayı insanlarına layık gören bir yönetim hayatta kalabilir mi?? 3. dünya ülkelerinde bile görülemeyecek sebeplerle ölümlerin yaşandığı, ahlaki ve kültürel çöküşün gençlerimizi nasıl olumsuz etkilediğini görmemek için kör olmak lazım. Buna rağmen diğer ülkelerin bizi kıskandığını, en iyi yönetilen ülkelerden biri olduğumuzu düşünen kesimin kararları senin, benim hayatımızı hala etkilemeye devam ediyorsa vay halimize ki ne vay!!!
Milyonların azim ve kararıyla, eşsiz mücadelesiyle küllerinden yeniden doğmuş bir ülkenin insanlarının bu çaresizliğe sürüklenmesi, kaderine mahkum edilmesi neyin düşmanlığı, neyin intikamıdır??
Dünyanın dört bir yanında aynı yaşa, aynı eğitime, aynı işe sahip başka insanların sahip olduğu hayat standartlarına kendisinin neden sahip olamadığını sorgulamayan; kendisini, daha kötü durumda olanları düşünerek şükür kültürüne sığınarak teselli edenleri uyandıramadıktan sonra ne toplumdaki biat kültürü ortadan kalkar, ne de insanlar güvende kalabilir.
Bizler de her gün tedbirsizlikten, sorumsuzluktan, cehaletten ölen insanlarımızı gördükçe daha çok yazar, çok söyleriz…
Gerçi artık mutantlaştığımız ve tek özel gücümüz olan kolay unutma kabiliyetimiz sayesinde üç beş güne tüm olanları unutur, cellatlarımızı alkışlamaya devam ederiz…

YORUMLAR