Ana Sayfa Arama Galeri Video
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
Sosyal Medya
Güneş Bulut
Güneş Bulut

Güneş Bulut yazdı: Çocuklar ölürken susulmaz!

Sabah saatlerinde yine can yakıcı bir olayla güne başladık. Yeni eğitim öğretim yılının daha ikinci haftasına başlandığı günlerde yine bir okul saldırısı ve yaralanan öğrenciler. Birkaç ay önce peşpeşe benzer iki olayda yitirdiğimiz canlar, hayatını kaybeden çocuklarımız ve öğretmenlerimiz ne çabuk unutuldu? Ve en önemlisi neden hiçbir önlem alınmadı?

Evlerimizden sonra çocuklarımızı güvenerek gönderdiğimiz, bizlerin bile küçüklüğümüzden beri ikinci evimiz olarak gördüğümüz okulların bu içler acısı hali her gün can yakmaya devam ediyor. Çocuk sesleri ve neşeli kahkahalarla şenlenmesi gereken okul bahçeleri, silah sesleri ve ambulans sirenleriyle çınlıyor artık. Gerekli önlemlerin alınması için daha kaç okulun saldırıya uğraması, kaç öğrencinin ve öğretmenin yaşamdan koparılması gerekiyor? Olaylar gerçekleştikten sonra tüm kurumlar ardı ardına açıklamalarda bulunarak saldırgan yakalandı, incelemeler titizlikle devam ediyor klişeleriyle halkı sakinleştirmekten başka ne yapıyor?

Önemli olan bu tatsızlıklar olmadan okulların güvenliğinin sağlanması olduğu halde yetkililer ne yapıyor peki? Koskoca bir hiç… Bir yandan çocuklarımıza ve öğretmenlerimize en iyi şartlarda eğitim imkanı sunması gereken Milli Eğitim Bakanı, cemaat ve tarikatları STK statüsünde değerlendirip, çalışmalarımıza devam edeceğiz diyor, diğer yandan toplum düzenini ve başta çocuklarımızın güvenliğini sağlamakla görevli olması gereken Adalet Bakanı adeta iktidar partisinin sözcüsü gibi davranarak Cumhurbaşkanının tekrar seçilmesi için 2028’de bir seçim düzenleyeceğiz diyor.

Sayın Milli Eğitim, İçişleri ve Adalet Bakanlarımıza naçizane bir soru sormak istiyorum; son 25 yıldır çocuklarımızın tüm geleceğini ve sağlıklı eğitim hakkını peşkeş çektiğiniz cemaatler mi, toplum güvenliğini ve adaleti sağlamak yerine seçim çalışması yapmak mı yada vatan hainlerinin mezarını ziyaret etmek mi sizin görev tanımınız?

Okullarımıza gerekli bütçe ayrılmadığı, okullara verilmesi gereken kaynakların kirli alanlara aktarılması sebebiyle, çocuklarımızın da velilerin de yeterince zorluk yaşadığı, mevcut ekonomik koşullarda bu yükle de karşı karşıya kaldıkları yetmiyormuş gibi; bir de her gün karşılaştığımız saldırı haberleriyle artık korkarak çocuklarımızı gönderiyoruz okullara…

Peki en temel görevi eğitim ve okullarımızın güvenliği olması gereken Milli Eğitim Bakanlığı ne yapıyor? Yeni başlayan eğitim öğretim yılının başında koruyamadığı okullarımıza tebliğ gönderiyor. Tebliğin konusu ise oldukça düşündürücü. Yakın zamanda meclis tarafından onaylanan ve tartışmalara yol açan Çerçeve Yasa’nın amacının ve işlevinin öğrencilere anlatılması. Mecliste karara bağlanan her uygulama ve kanun aynı titizlikle okullarda öğrencilere anlatılacak mı bundan sonra? Peki yüz yıl önce Gazi Meclis’in aldığı kararla yürütülen Milli Mücadele ve Kurtuluş Savaşı’nı müfredattan kaldıran da aynı Milli Eğitim Bakanlığı değil miydi? Yoksa bu kararlar anlatılmaya değer mi görülmüyor?
———————————————————-
Konu geçişi size çok alakasız gelse de son günlerin en hararetli başlıklarından biri de 50000 vatan evladının katiline verilen imtiyazlar. Şehitlerimize kelle deyip, 50000 şehidimizin katiliyle masaya oturmaları, her türlü imtiyazı vermeleri yetmiyormuş gibi bir de villa yapılmış iki gözlerinin çiçeğine. Sıvasız, boyasız evlerde, yırtık ayakkabılı şehit ailelerinden, kış günü çıplak ayaklı şehit çocuklarından da utanmıyorsunuz hiç? Ya da eşit statü istedikleri için meydanlarda süründürdüğünüz gazilerden…

Yapılan açıklamada da; villa değil, 250 metrekarelik, “Bahçeli” bir çalışma ve yaşam alanı olarak belirtmişler bu yapıyı. Kafamızdaki tüm kuşkuları ve soru işaretlerini yok ettiler sağ olsunlar. Çünkü villa olsa bir işgillenirdik yani. Neyse ki çalışma ve yaşam alanıymış da içimiz rahatladı biraz olsun. Ayyuka çıkan rezillikleri yetmiyormuş gibi artık gözümüzün içine baka baka sıvamaktan da geri durmuyorlar pisliklerini.
——————————————————————

Peki bu yapılan sözde çalışma ve yaşam alanı neyle yapılıyor? Hayır yani kendi cebinizden yaptırıyorsanız eyvallah. Ama bu ülkenin çocuklarının, emeklilerinin, yetimlerinin, öğrencilerinin, gazilerinin, şehitlerinin haklarıyla ve verdiğimiz vergilerle yapıyorsanız haram olsun her birinize. Gerçi helal haram kavramı zihinlerinde tam netleşseydi 25 yıldır rakı içmeyi haram, kul hakkı yemeyi helal saymazlardı. Kime ne anlatıyoruz ki…

Bir de bu çalışma alanı ne tür bir çalışmanın alanı sorulması gerek. 40 küsur yıldır ülkeyi maddi-manevi milyarlarca dolar zarara uğratan, evlatlarıyla birlikte onbinlerce ana babayı ölmeden toprağa koyan bu sırtlanın, bugüne kadar devlete ne faydası olmuş ki şimdi yeni çalışma alanında faydası olacak.
———————————————————-

Birbiriyle alakasız gibi görünse de aslında iki konu arasındaki bağ anlaşıldı değil mi? İtinayla ve tüm tepkilere rağmen kurulan yeni çalışma alanının hangi tür çalışmalara zemin hazırladığı. Demek ki mecliste karara bağlanan her konu değil, belirli kişilerin istediği konular anlatılacak okullarda. Çocuklarımızın beyinlerini bir avuç meczubun kurmak istediği tarih ile yıkamaya çalışacaklar. Okullarda anlatılacak konular tabi ki titizlikle seçilmeli ama anlatılacak olayların mimarları da aynı titizlikle seçilse çok daha faydalı olmaz mı? Tarihin akışını değiştirmekle uğraşacağınıza önce çocuklarımızı koruyun sayın yetkililer. Unutmayın ki o çok sevdiğiniz vatanı korumak, o vatanın gerçek sahibi çocuklarımızı korumakla başlar.

Ve tarih “Bahçeli” çalışma alanlarında değil, Türk milletinin meydanlarda kazandığı zaferlerle yazılır. Bunu da bilin istedim…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER