Ana Sayfa Arama Galeri Video
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
Sosyal Medya
Güneş Bulut
Güneş Bulut

Güneş Bulut yazdı: Ateşten Gömlek

Son aylarda yakın siyasi tarihimizin en sarsıcı, en sancılı belki de en dramatik olaylarını yaşıyoruz. Bir yanda 103 yıllık köklü çınar, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel taşı Cumhuriyet Halk Partisi ve kuruluş ilkelerine sahip çıkmak için mücadele eden seçilmiş bir yönetim, diğer yanda parti dışı güçlerin dayatması ve desteğiyle bu mirasa konmaya çalışan, aldığı tüm yenilgiler yetmiyormuş, son 15 yıldır iktidarın ekmeğine yağ sürmüyormuş gibi kuruluş ilkelerine adeta hakaret ederek tekrar başa gelen bir sözde yönetim.

Butlan kararıyla ortalığı tarumar eden, parti merkezine polisin biber gazlı müdahalesiyle giren, yıllarca yol yürüdüğü arkadaşlarına kurultayda kendisini desteklemediği için diş bileyenler, ne kadar parti içi mücadeleyi savunsalar da bu düşünceleri karşılıksız kaldı. Her davranışın kendi şiddetinde bir tepki doğurduğu gibi butlan yönetimi de kendi tepkisinin etkilerini görmeye başladı.

Yenilen pehlivan güreşe doymaz derler ama bu pehlivanlar kendilerine çok yanlış rakip seçtiler. Yıllarca iktidar partisiyle mücadele ettikleri yalanıyla CHP seçmenini kandıran ve her seçim döneminde akıl almaz hatalarla seçimi altın tepside yine iktidar partisine sunan önceki yönetim seçimle kaybettiği kurultayı mahkeme kararıyla almanın zafer sarhoşluğunu yaşarken zulmetmekten, çirkinleşmekten de geri durmadı.

Ana muhalefet partisi olarak yıllardır iktidara gösteremediği gücünü aynı yolda yürüdüğü, hatta kendisini destekleyen yol arkadaşlarına göstermiş olması bu hesaplaşmanın başka bir sebebi mi var diye düşündürüyor insanı. Belki de yıllardır mücadele ediyormuş gibi göründükleri iktidar değildi de en başından beri CHP’nin kendisiydi, kuruluş ilkeleriydi, hedefleriydi…

İktidara karşı sayısız yenilgi gören eski yönetim, 47 yıl sonra yerelde CHP’yi 1. parti yapan ve toplumda karşılık bulan yeni yönetimi iktidardan çok daha fazla rakip gördü kendine. Ve bu rekabeti de olması gereken resmi yollarla değil illegal yollarla sürdürmeye kararlı olduğunu topluma göstermiş oldu.

Şimdi bir soru sormadan edemeyeceğim: Bugüne kadar hiçbir partinin kurultayında usulsüzlük yapıldığını iddia ederek yenilen bir genel başkan, yeni yönetime butlan davası açmadı yani ülke tarihinde görülmüş benzeri bir dava yok. Peki yenilen yönetim neden böyle bir iddiaya başvurarak yönetimi ele geçirme çabası içine girdi? Yoksa iddia ettiği gibi bir usulsüzlüğü zamanında, tüm üyelerin desteklediği, genel başkan olmasını istediği bir rakibine karşı kendisi de yapmış olabilir mi?? Kişi kendisinden mi biliyor işi acaba???

Toplumda ummadığı bir tepkiyle karşılaşan butlan yönetimi hırçınlaştıkça yıllardır kendisini destekleyen seçmeni bile görmezden geldi. Hatta CHP seçmeninin kolay ikna edilebileceğini bile savunacak kadar alçaldılar. Ve asıl mücadele ettikleri seçilmiş yönetimi -kendileri kabul etmese de- halkın gözünde tamamen meşrulaştırdılar.

Meğer toplumun yıllardır beklediği kıvılcım, iktidarın baskıcı ve zalim politikalarıyla halkı süründürmesi değil güvendiği insanların ihanetiymiş. 103 yıl önce halkını görmezden gelerek ihanet içinde vatan toprağını terk edenlere tepki olarak Samsun’da yakılan özgürlük ateşi bugün sadece Ankara’da değil ülkenin dört bir yanında tekrar kıvılcımlandı. Boş tencerenin, ekonominin, haksızlıkların ayağa kaldıramadığı halkı kendisine yapılan ihanet kaldırdı.

—————————————————————————————————–

21 Mayıs’tan bu yana butlan kararıyla mücadele eden seçilmiş yönetim, artık parti içinde mücadele edilemeyeceğine karar vererek yeni partinin duyurusunu yaptı. Toplumda büyük karşılık bulan Özgür Özel, her gittiği yerde adeta sevgi seliyle karşılanarak aradığı desteği tam olarak buldu diyebiliriz. Belki de insanlar yıllardır kendi içlerine karışan bir lider görmedikleri için bu durumdan oldukça memnun görünüyorlar. Ama hangi görüşten olursa olsun insanları birleştiren ihanet, haksızlık ve kendi iradesinin yok sayılması oldu. Halk artık görmezden gelinmekten, yok sayılmaktan, ezilmekten, korkmaktan bıktı. Milyonlar sokağa dökülmeye ve 103 yıl önce kendisine verilen emanete yeniden ve hiç olmadığı kadar sahip çıkmaya başladı.

Tüm bu yaşananların en acıklı yanı ise içimizdeki burukluk ve hüzün. Ata’mızın ve silah arkadaşlarının ömürlerini feda etme pahasına kurdukları cumhuriyetin ve CHP’nin bugünkü halini görmek içimizi parçalıyor. 1935 kurultayından sonra Atatürk’ün “Nereden bileyim CHP’nin sonsuza kadar benim partim olarak kalacağını.” şeklindeki ironik ifadesi aslında bugünlerin habercisi gibi.

Gelecekteki yöneticilerin farklı ideolojilere sahip olabileceğini, partinin kuruluş ilkelerine ve prensiplerine aykırı hareket ederek adeta ihanet içinde bulunacağını ileri görüşlülüğü sayesinde öngörmüştü. Zira butlan yönetimi, kendi görev sürelerinde parti içindeki Atatürkçüleri partiden tasfiye etmekten, milletvekilliklerini Atatürk’e Dersim katliamcısı, kefere gibi birçok hakarette bulunanlara peşkeş çekerek hangi yolda olduklarını göstermiş oldular. Yıllarca yapılan her türlü hatayı ve başarısızlığı Atatürk’ün adını kullanarak Cumhuriyet Halk Partisi’ne en büyük zararı verenler anlaşılan başladıkları işi tamamlamakta kararlı.
HER SON YENİ BİR BAŞLANGIÇTIR!

Özgür Özel’in acıklı veda konuşmasıyla yeni partini kuruluş haberini vermesi halk tabanında karşılık gören büyük bir toplumsal ve siyasi bir hareket olacağa benziyor. Ve artık gözler yapılacak parti başvurusunda. CHP’nin sahip olduğu milletvekillerinin büyük bir çoğunluğuyla kurulacak gibi görünen yeni partinin ne kadar başarılı olacağını ve halkın derdine ne denli derman olacağını önümüzdeki aylar içinde daha net bir biçimde görmüş olacağız. Şu an için tek bilinen toplumun ihtiyacı olan değişimin yeni kurulacak parti ile olacağı.

Seçilmiş il ve ilçe başkanlarını görevden alan butlan yönetimi, yerlerine atadıkları yönetimlerin henüz istenen düzeyde örgütlenememiş olması ve halkta karşılık bulamamasıyla ne kadar başarılı bir yol haritası izlediklerini kanıtladılar. Yıllardır girilen her seçimi kaybeden, kendi güvenlik korkularından itirazda bulunmak için gerekli makamlara gitmeyerek mühürsüz oyların bile geçerli sayılmasını hatta bu umursamazlıklarıyla ülke rejiminin değişmesine basamak olan butlan yönetimi, hangi dala tutunarak CHP seçmenini ikna edebileceğini düşünüyor akıl alacak gibi değil.

Sözün özü, kendine iktidarı değil de zamanında yönetiminde bulundukları partiyi rakip gören guguk kuşları -fıtratları gereği tabi yanlış anlaşılmasın- yuvayı tamamen dağıttı. İçinde bulunduğumuz çıkmazdan kurtulmanın tek yolu da 103 yıl önce olduğu gibi ateşten gömleklerini giyerek meydanlarda mücadele edenlerin çizecekleri yol gibi görünüyor.

Belki de iktidar ve sözde ana muhalefet birlikte çalışarak ilk defa halk için doğru bir şey yaptı: Bir milletin haksızlığa, hukuksuzluğa karşı birlik olup küllerinden yeniden doğmasının fitilini ateşledi.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER