Sendika tarafından yapılan açıklamada, bir öğrencinin okula bıçakla girerek iki öğretmen ve bir öğrenciyi hedef aldığı, saldırı sonucunda 44 yaşındaki öğretmen Fatma Nur Çevik’in yaşamını yitirdiği ve yaralıların bulunduğu hatırlatıldı. Olayın “münferit” olarak değerlendirilemeyeceği vurgulanarak, bunun uzun süredir dile getirilen güvenlik zafiyetlerinin sonucu olduğu ifade edildi.
Açıklamada, saldırıyı gerçekleştiren öğrenciyle ilgili daha önce rehberlik görüşmeleri yapıldığı, tutanakların tutulduğu ve psikiyatrik tedavi sürecinin bilindiği belirtilerek, buna rağmen gerekli önlemlerin alınmadığı savunuldu. Bu durumun “açık bir ihmal zinciri” olduğu kaydedildi.

Eğitim-İş, Yusuf Tekin’e çağrıda bulunarak, okullardaki güvenlik açıklarının giderilmesini ve öğretmenlerin can güvenliğinin sağlanmasını istedi. Açıklamada, “Bir kamu çalışanı görev yaptığı yerde korunamıyorsa, kamu otoritesinden söz edilemez” ifadelerine yer verildi.
Şiddetin yalnızca bireysel bir sorun olmadığına dikkat çekilen açıklamada, öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılmasının ve eğitim politikalarının bu tür olaylara zemin hazırladığı öne sürüldü. Ayrıca okullarda güvenlik önlemlerinin artırılması, “Eğitimde Şiddet Yasası” çıkarılması ve kapsamlı bir eylem planı hazırlanması çağrısı yapıldı.

Açıklamada, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür” sözüne de yer verilerek, öğretmenlerin güven içinde görev yapabileceği bir eğitim sistemi talep edildi.
Eğitim-İş, hayatını kaybeden öğretmen için başsağlığı dilerken, yaralılara acil şifalar temennisinde bulundu. Sendika, eğitimcilerin ve öğrencilerin can güvenliği sağlanana kadar mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.

