“2025’te sadece mahkemelerde değil, sosyal adalette de arayış vardı”
Programın başında rahatsızlığı nedeniyle sesi için izleyicilerden özür dileyen Coşkun, 2025’i “en çok adaletin arandığı yıl” olarak tanımladı. Coşkun, adaleti yalnızca mahkemelerle sınırlı görmediklerini belirterek, emekli, işçi, beyaz yakalı, memur ve iş dünyasının sosyal adalet beklentisinin karşılanamadığını söyledi. Banka faizleri, finansmana erişim ve yüksek maliyetlerin ticareti daralttığını, geniş kesimlerin 2026’ya endişeyle girdiğini ifade etti.
“Hukuki güven olmazsa ekonomi de toparlanmaz”
Coşkun, mart ayında yaşanan gelişmelerin hem ekonomiyi hem de toplumsal huzuru etkilediğini vurguladı. Yabancı yatırım ve ekonomik güvenin temel şartının hukuki güvenlik olduğuna dikkat çeken Coşkun, “Huzurun olmadığı yere para gelmez” ifadesini kullanarak, hukuk dışı uygulamaların makro ve mikro ekonomiyi derinden sarstığını söyledi.
“Tutuklu yargılama ve kayyum tartışmaları toplumda güveni zedeliyor”
CHP’li belediye başkanları ve çeşitli siyasi aktörlere yönelik süreçleri değerlendiren Coşkun, soruşturma ve yargılamanın doğal olduğunu; ancak adil, bağımsız ve tutuksuz yargılama ilkesinin esas alınması gerektiğini dile getirdi. Kayyum tartışmalarına da değinen Coşkun, CHP’nin kurumsal yapısı ve örgüt gücüyle bu süreçleri aştığını; kurultayların ardından partinin daha da güçlendiğini söyledi.
Pamukkale’de yerel hizmetler: “Sosyal adaleti yerelde kurmaya çalışıyoruz”
Coşkun, Pamukkale Belediyesi ve Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal belediyecilik uygulamalarına dikkat çekerek, Pamukkale’de kapalı pazar yerleri, halk süt, halk ekmek, planlanan halk market/halk et projeleri ve gündüz bakım evi gibi çalışmaların 2026’ya dair umudu büyüttüğünü vurguladı. “Keşke bu desteklere ihtiyaç duyulmayacak bir düzen olsaydı” diyen Coşkun, mevcut ekonomik şartlarda yerel yönetimlerin vatandaşın yanında durduğunu belirtti.
“2026’nın anahtarı: Demokratik bir seçim ve sandık”
Türkiye’de birçok sorunun temelinde “siyaset sorunu” olduğunu söyleyen Coşkun, eğitimden ekonomiye, hukuktan yargı bağımsızlığına kadar belirleyici olanın siyaset kurumu olduğunu vurguladı. Coşkun’a göre 2026’da çözümün en önemli yolu, adil yarışın olduğu demokratik bir seçim. “Sandık konulduğunda güven gelir, ekonomi de toparlanır” değerlendirmesinde bulundu.
“Benim en sevindirici anım: Örgütün yeniden göreve layık görmesi”
Kişisel “en”lerini de paylaşan Coşkun, 2025’te kendisini en çok sevindiren anın, örgütün teveccühüyle yeniden ilçe başkanlığı görevine seçilmesi olduğunu belirtti. Denizli’de ön seçim sürecinde yüksek katılım, imza kampanyasında güçlü örgüt performansı ve parti içi birlik-beraberliğin de kendilerini motive ettiğini söyledi.
2026 mesajı: “Sağlık, adalet, özgürlük ve huzur diliyorum”
Coşkun, yeni yıl mesajında önceliğin sağlık olduğunu vurguladı. 2026’da çocukların aç okula gitmediği, emeklilerin geçim kaygısı yaşamadığı, uyuşturucuyla mücadelenin “baronlara” uzandığı bir Türkiye temennisinde bulunan Coşkun, tutuklu bulunan belediye başkanları ve siyasi aktörlerin özgürlüğüne kavuştuğu, kadın cinayetlerinin son bulduğu, tekstil başta olmak üzere üretim sektörlerinin güçlendiği bir yıl diledi.
Program, Coşkun’un 2026 mesajı ve iyi dilekleriyle sona erdi.
Programın tamamını Günlük WEB TV’den izleyebilirsiniz:
