Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) 2 No’lu Şube Başkanı Gökhan Okulu, yaptığı yazılı basın açıklamasıyla Türkiye’deki ekonomik tabloya sert eleştiriler yöneltti. Okulu, siyasi iktidarın “enflasyonla mücadele” adı altında uyguladığı politikaların milyonlarca insanı açlık sınırının altına mahkûm ettiğini vurguladı.
Basın açıklamasında, TÜİK verileriyle ekonomik manipülasyon yapıldığı, halkın yaşadığı gerçek enflasyonun gizlendiği ifade edildi. TÜİK’in 2025 yılı enflasyonunu yüzde 30,60 olarak açıkladığını hatırlatan Okulu, ENAG’ın aynı dönem için enflasyonu yüzde 56,14 olarak duyurduğuna dikkat çekti.
“Kamu Emekçisi 2025’te Büyük Kayıp Yaşadı”
Açıklamada, TÜİK ve ENAG verileri arasındaki fark nedeniyle kamu çalışanlarının ciddi gelir kaybına uğradığı belirtilerek şu rakamlar paylaşıldı:
-
Tekniker maaşı: 11.772 TL
-
Hizmetli maaşı: 10.172 TL
-
Şef maaşı: 11.366 TL
-
Doktor öğretim üyesi maaşı: 16.516 TL
-
En düşük öğretmen maaşı: 11.360 TL yıllık kayıp yaşadı.
Bu eksik hesaplamaların 2026 yılı için de maaş kayıplarını artıracağı ifade edildi.
Ücretli Öğretmenlik Eleştirisi: “Açlık Sınırının Altında Yaşam Dayatılıyor”
Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmen ihtiyacı olmadığını açıklamasına rağmen Türkiye genelinde yaklaşık 100 bin ücretli öğretmen çalıştırıldığını belirten Okulu, ücretli öğretmenlerin gelirlerinin 2026 asgari ücretinin altında kaldığını vurguladı. Açıklamada, ücretli öğretmenlik uygulamasının öğretmenlik mesleğini ekonomik olarak itibarsızlaştırdığı ifade edilerek, bu uygulamanın kaldırılması ve kadrolu atama yapılması çağrısı yapıldı.
Asgari Ücret ve Emekliler: “Sefalet Ücreti”
Açıklamada, 15 milyon 756 bin 730 asgari ücretli çalışanın yaşam koşullarının “sağlıklı bir toplum için değil, sefalet için uygun” olduğu ifade edildi. 28.075 TL’lik asgari ücretin, bazı konut kiralarının bile altında kaldığı, açlık sınırının ise 30 bin TL olduğu vurgulandı.
Eğitim-İş’in emekli öğretmenlerle ilgili yaptığı araştırmaya da değinilen açıklamada, ortalama emekli maaşının 33.998 TL olduğu belirtilerek; emeklilerin önemli bir bölümünün seyahat edemediği, tatil yapamadığı ve barınma giderleri nedeniyle zorlandığı kaydedildi.
Gençler Umutsuz, Beyin Göçü Artıyor
Ekonomik sorunların gençlerin ülkeye olan güvenini azalttığı belirtilen açıklamada, iyi eğitim almış gençlerin yurt dışına yöneldiği, bunun da beyin göçünü artırdığı ifade edildi. OECD verilerine göre Türkiye’nin 15-19 yaş grubunda ev genci oranı en yüksek ülke olduğu, 15-29 yaş grubunda ise bu oranın yüzde 26,45 olduğu bilgisi paylaşıldı.
“Mücadeleye Devam Edeceğiz”
Açıklamanın sonunda Eğitim-İş’in duruşu şu sözlerle vurgulandı:
“Eğitim-İş olarak her zaman emekçinin, emeklinin, çocuklarımızın ve gençlerimizin sesi olmaya; kamusal sendikacılık anlayışıyla mücadele etmeye devam edeceğiz.”
Basın açıklaması, Yönetim Kurulu adına Eğitim-İş 2 No’lu Şube Başkanı Gökhan Okulu imzasıyla kamuoyuna duyuruldu.
