Olayın, bayram programı nedeniyle Ankara’da oluşan yoğunluk ve trafik karmaşası sırasında yaşandığı belirtilirken, Gülyurt’un kalabalık ve hareketli ortamda heyeti güvenli şekilde program alanına ulaştırmaya çalıştığı ifade ediliyor. Savunma tarafı, olayın kasıtlı bir eylem değil, anlık gelişen bir trafik durumu olduğunu vurguluyor.
GÖZALTI VE ADLİ KONTROL SÜRECİ
Gülyurt, olayın ardından polis ekiplerinin “dur” ihtarına uymadığı iddiasıyla gözaltına alınmış, daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Süreç boyunca herhangi bir yaralanma ya da fiili zarar oluşmaması da dikkat çeken unsurlar arasında yer aldı.
DURUŞMADA POLİS İDDİASI
Davanın görülen duruşmasında müşteki polis memuru Okan Arslan, otobüsün ihtara rağmen durmadığını ve bir polis memuruna doğru yöneldiğini iddia etti. Ancak savunma tarafı, bu iddiaların olayın gerçek koşullarını tam olarak yansıtmadığını, sürücünün kontrolünü kaybetmeden ve kimseye zarar vermeden yoluna devam ettiğini dile getirdi.
SAVCILIKTAN AĞIR TALEP
Savcılık mütalaasında, Gülyurt hakkında dört polis memuruna karşı zincirleme şekilde “görevi yaptırmamak için direnme” suçundan 13 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.
KAST YOK, GÜVENLİK ÖNCELİĞİ VARDI
Gülyurt’un savunmasında ise herhangi bir kasıt bulunmadığı, asıl amacın kalabalık içindeki heyetin güvenliğini sağlamak olduğu öne çıkıyor. Olayın büyütüldüğü ve orantısız bir ceza talebiyle karşı karşıya kalındığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
DAVA ERTELENDİ
Mahkeme heyeti, savunmaların hazırlanması için ek süre vererek duruşmayı 13 Nisan’a erteledi.
Yargılama süreci devam ederken, olayın tüm yönleriyle değerlendirilmesi ve adil bir karar verilmesi bekleniyor.
