Toplu İş Sözleşmesi (TİS) sürecinde kamu işçilerinin taleplerine dikkat çekmek amacıyla başlatılan eylem süreci, 81 ilde AK Parti İl Binaları önünde yapılan kitlesel açıklamalarla devam etti. Türk-İş’e bağlı sendikalar, insanca yaşam ve adil sözleşme taleplerini bir kez daha dile getirdi.
Kamu çalışanlarının geçim mücadelesine vurgu yapılan açıklamalarda, TÜİK verilerinin halkın yaşadığı ekonomik gerçekliği yansıtmadığı savunularak, hükümete “gerçek enflasyon ve insanca yaşam” çağrısı yapıldı.
“Sabrımız Kalmadı, Yaşamak Bu Değil!”
Kamu işçileri adına yapılan açıklamada, “Biz bu ülkenin çalışanları, bu halkın emekçileriyiz ama yaşam mücadelesi veriyoruz. Maaşlar eriyor, TÜİK’in verileri gerçekleri gizliyor. Artık yoksulluğa, adaletsizliğe, duyarsızlığa tahammülümüz kalmadı!” denildi.

İşçilerin Altı Talebi
Sendikaların kamuoyu ile paylaştığı talepler şu şekilde sıralandı:
İnsanca Yaşanabilir Ücret: Maaşların TÜİK verileriyle değil, çarşı-pazarda hissedilen gerçeklerle belirlenmesi istendi.
Gerçekçi ve Adil Toplu Sözleşme: Mevcut tekliflerin emekçiyi oyaladığı belirtildi, sendika iradesine uygun düzenlemeler talep edildi.
Vergide Adalet: Az kazanandan çok, çok kazanandan az vergi alınmasına tepki gösterildi; gelir vergisinin kademeli ve adil olması gerektiği vurgulandı.
Geçim Sıkıntısına Acil Çözüm: Kira, fatura, gıda ve ulaşım gibi temel giderlerin arttığı, maaşların ise yetersiz kaldığı ifade edildi.
İş Güvencesi: Taşeron sistemine ve güvencesiz çalışmaya son verilmesi, kamu işçilerinin geleceğinin güvence altına alınması talep edildi.
Emeğe Saygı: Alın terinin karşılığının verilmesi gerektiği, emek olmadan kalkınmanın mümkün olamayacağı vurgulandı.
Duygu Yüklü İşçi Mektubu: “Yaşarken Ölü Gibi Yaşamayalım”
Etkinlikte, bir kamu işçisinin kaleme aldığı duygu yüklü mektup da okundu. Mektubunda geçim derdiyle mücadele ettiğini, çocuğunun temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale geldiğini dile getiren işçi, şu ifadelere yer verdi:
“Her gün idare ediyoruz ama aslında yoksullaşıyoruz. Bu böyle gitmez. Sendikamızdan gelen ‘birlikte mücadele’ çağrısı içime umut verdi. Yalnız olmadığımı anladım. Artık susmak yok, direnmek var. Hakkımızı birleşe birleşe alacağız.”
“Sadaka Değil, Hakkımızı İstiyoruz!”
Açıklamanın sonunda “Sadaka değil, emeğimizin karşılığını; sefalet değil, onurlu bir yaşam istiyoruz” denildi. Katılımcılar, “Direne direne kazanacağız”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz, yaşasın Türk-İş!” sloganlarıyla etkinliği sonlandırdı.
