Son zamanlarda sosyal medyada karşımıza çıkan videolara artık çok farklı bir gözle bakmamız gerekiyor. Eskiden “gözümle gördüm” dediğimiz her şeyin bir gerçekliği vardı, ancak yapay zeka bu durumu tamamen değiştirdi. Artık bir videonun gerçek olup olmadığını anlamak için bazen çok dikkatli bakmak gerekse de, birçok insan bu sahte içeriklere ne yazık ki kolayca inanabiliyor.
Sektöre hakim olan kişiler, videodaki ufak bir ışık hatasından veya ses kaymasından bunun bir yapay zeka ürünü olduğunu hemen anlayabiliyor. Hatta bu videoların altına diğer kullanıcıları uyarmak için “bu gerçek değil” diye yorumlar yazılıyor ama ne yazık ki bu çaba çoğu zaman yetersiz kalıyor. Çünkü yalan haber, doğrusu açıklanana kadar binlerce kişiye çoktan ulaşmış ve onları ikna etmiş oluyor.
Üstelik bu durum sadece yanlış bir bilginin yayılmasıyla da sınırlı kalmıyor; mesele artık ciddi bir dolandırıcılık yöntemi olarak karşımıza çıkıyor. Bir ünlünün sahte bir yatırım tavsiyesi verdiği ya da bir tanıdığınızın yüzü ve sesiyle sizden para istediği videolar, maddi ve manevi büyük zararlara yol açabiliyor. Yani sosyal medyada “eğlenceli” ya da “ilginç” görünen bu teknoloji, aslında cebimize ve güvenliğimize kasteden bir silaha dönüşmüş durumda.
Artık sosyal medyada gördüğümüz her şeye şüpheyle yaklaşmak bir tercih değil, bir zorunluluk haline geldi. Videonun ne kadar gerçek göründüğüne bakmadan önce kaynağını sorgulamayı, doğruluğunu başka yerlerden teyit etmeyi ve en önemlisi hemen her şeye inanmamayı öğrenmeliyiz. Sonuç olarak, teknolojinin bu kadar hızlı geliştiği bir devirde kendimizi korumanın tek yolu, ekranın bize sunduğu her görüntüyü kendi mantık süzgecimizden geçirmek ve dijital dünyada her zamankinden daha uyanık kalmaktır.

YORUMLAR