“2025 deyince hafızamda Yeni Doğan Çetesi ve Kartalkaya faciası var”
2025’in toplumun her kesimi için zorlu geçtiğini vurgulayan Karaca, yılın hafızasında bıraktığı en sarsıcı başlıklara dikkat çekti. “Yeni Doğan Çetesi” iddialarının toplum vicdanında derin bir yara açtığını belirten Karaca, sorumluların hesap vermesi ve adaletin tesis edilmesi yönündeki beklentinin karşılanmadığını söyledi.
Karaca ayrıca Kartalkaya’daki facia üzerinden “adalet” vurgusu yaparak, “Davalar sonuçlansa dahi vicdanlarda adalet tesis edildi mi sorusu hâlâ karşılığını bulmuş değil” değerlendirmesinde bulundu.
“Çocuk ölümleri, kadın cinayetleri, derin yoksulluk… 2025 toplumun direncini büyüttü”
2025’te çocuk ölümleri, kadın cinayetleri, ekonomik buhran ve yoksulluğun belirginleştiğini ifade eden Karaca; açlık sınırının altında yaşamaya zorlanan geniş kesimlerin olduğunu belirterek, “Zorlu bir yılı, zorlukla mücadele ederek direnci büyüten bir toplumla geride bırakıyoruz” dedi.
“19 Mart yargı darbesi: yargı siyasetin sopasına dönüştürüldü”
Karaca’nın programda en çok üzerinde durduğu başlıklardan biri ise CHP’nin “19 Mart yargı darbesi” olarak nitelediği süreç oldu. Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve sonrasında yaşanan gözaltı-tutuklama süreçlerine dikkat çeken Karaca, masumiyet karinesinin hiçe sayıldığı, yargının siyasallaştığı bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu savundu.
Bu süreçle birlikte CHP’nin kurultay, kongre ve mitinglerle yoğun bir yıl geçirdiğini belirten Karaca, cezaevlerinde ziyaretlerin ve hak arayışının da milletvekillerinin gündeminin merkezinde yer aldığını ifade etti.
“Toplumun ikinci büyük sorunu artık adalet”
Kamuoyu araştırmalarına değinen Karaca, ekonomik sorunların ardından adalet ve hukuk talebinin toplumun en büyük ikinci gündemi haline geldiğini dile getirdi. Yargı bağımsızlığı ve erkler ayrılığının demokrasinin temel şartı olduğunu vurgulayan Karaca, adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi gibi kavramların daha fazla konuşulmasının da “toplumsal farkındalık” göstergesi olduğunu söyledi.
“Benim 2025’teki en mutlu anım: Can Atalay kararını Meclis’te okumak”
Programda “2025’te sizi mutlu eden bir an var mı?” sorusunu da yanıtlayan Karaca, kişisel hafızasında özel bir yer tutan anı paylaştı. Karaca, 16 Nisan 2025’te TBMM Başkanvekili olarak Can Atalay kararını Meclis’te okumasının, 2025’e dair “en mutlu an” olduğunu ifade etti.
“Denizli en pahalı illerden… Kadına, çocuğa ayrılan pay çok düşük”
2026 öngörülerini bütçe verileri üzerinden değerlendiren Karaca, Denizli’nin yaşam maliyeti bakımından en pahalı iller arasında yer aldığını belirterek, sosyal destek kalemlerindeki yetersizliği eleştirdi. Kadınların güçlenmesi, çocukların beslenmesi gibi temel başlıklarda bütçenin önceliklerinin farklı olduğunu savunan Karaca, “Kaynak yok denilerek temel ihtiyaçlar ötelenirken, faiz ve garantili ödemelerde devasa rakamlar var” dedi.
“Denizli hak ettiğini alamıyor… Şehir Hastanesi yıllardır sürüncemede”
Karaca, Denizli’nin uzun süredir merkezi yatırımlarda hak ettiği payı alamadığını ileri sürerek, Denizli Şehir Hastanesi sürecine dikkat çekti. İhalenin defalarca yenilendiğini ve projenin ilerlemediğini ifade eden Karaca, Denizli’nin “üreten ama karşılığını alamayan şehir” konumuna itildiğini savundu.
2026 mesajı: “Karamsar tablodan demokrasiyle çıkacağız”
Programın sonunda yeni yıl mesajını paylaşan Karaca, 2026’nın; hak taleplerinin karşılık bulduğu, dayanışmanın güçlendiği, barış ve huzurun öne çıktığı bir yıl olmasını dileyerek, “Bu karamsar tablodan çıkışın yolu demokrasidir, sandıktır” mesajını verdi.
Programın tamamını Günlük WEB TV Youtube kanalından buradan izleyebilirsiniz:
