Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo??????? ile baş başa görüştü. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşme, yaklaşık yarım saat sürdü. Görüşmelerin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Papa 14. Leo, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’ndeki Cihannüma Salonu’nda davetlilere hitap etti.
ERDOĞAN’DAN SONRA KÜRSÜYE GELDİ
“Başta bu salondan yansıyanlar olmak üzere ziyaret boyunca Türkiye’den verilecek mesajların Türk-İslam dünyasına, tüm Hristiyan coğrafyasına ulaşacağına, dünyada barış umutlarını daha da artıracağına yürekten inanıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ardından kürsüye çıkan Papa 14. Leo, dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
“TÜRKLER HARİKA BİR GEÇMİŞE SAHİP”
“Nazik karşılamanız için çok teşekkür ediyorum” diyerek söze başlayan Papa 14. Leo “Bu ülkenin Hristiyan kökenleriyle ayrılmaz bağları vardır. Ülkenizin doğal güzellikleri bizleri Tanrı’nın yarattıklarını korumaya teşvik etmektedir. Türkler harika bir geçmişe sahip. İç çeşitliliğinize değer veriyorsunuz. Bu köprü Türkiye’yi kendine bağlamaktadır” dedi.
Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:
“Papa 14. Leo’yu ve heyetini ülkemizde misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bir kez de sizlerin huzurunda kıymetli misafirimiz ve heyetine ülkemize hoş geldiniz diyorum. Kendilerinin göreve başladıktan sonra ilk yurt dışı seyahatini Türkiye’ye gerçekleştirmesini her bakımdan çok anlamlı buluyorum.
Bu müstesna ziyaretin Türkiye ile Vatikan arasındaki köklü ilişkilerin dostluk, iş birliği ve karşılıklı anlayış temelinde güçlenmesine katkı sağlamasını canı gönülden temenni ediyorum. Başta bu salondan yansıyanlar olmak üzere ziyaret boyunca Türkiye’den verilecek mesajların Türk-İslam dünyasına, tüm Hristiyan coğrafyasına ulaşacağına, dünyada barış umutlarını daha da artıracağına yürekten inanıyorum.
“HAYIRLARA VESİLE OLMASINI TEMENNİ EDİYORUM”
Papa 14. Leo’nun ziyareti bölgesel ve küresel olaylar bağlamında son derece kritik bir zamana tekabül ediyor. İnsanlığın yön arayışının hızlandığı, küresel düzeyde belirsizliklerin arttığı, Asya’dan Afrika’ya, Latin Amerika’dan Doğu Avrupa’ya gerilimlerin tırmandığı bir dönemde gerçekleşen ziyaretin tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını ümit ve arzu ediyorum.
KÜRESEL BARIŞ VE İSTİKRAR VURGUSU
İkili görüşmemizde küresel barışın ve istikrarın tesisi konusundaki gözlemlerimizi ve ortak beklentilerimizi paylaştık. İkili münasebetlerimizin yanı sıra insanlığın ortak vicdanını ilgilendiren güncel meseleleri ele aldık. Göçe zorlanan insanlara sahip çıkmak kadar, insanları göçe zorlayan sebeplerin ortadan kaldırılmasının da önemine dikkat çektik. Çatışmalar, insani krizler, yoksulluk, adaletsizlik ve iklim değişikliği gibi küresel sınamalar karşısında barışı savunan, adaleti önceleyen, merhameti esas alan bir yaklaşım etrafında buluştuğumuzu görmekten şahsen büyük bir bahtiyarlık duydum.”
